APGAR skoru, yeni doğan bir bebeğin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi için kullanılan bir sistemdir. APGAR, bebeğin durumunu değerlendirmek için beş kritere dayanır, her bir kriter 0 ila 2 puan arasında değerlendirilir ve toplamda 10 puana kadar ulaşabilir. APGAR skoru genellikle doğumdan birkaç dakika sonra ve ardından 5 dakika sonra tekrar alınır. Bu skor, bebeğin doğum sonrası adaptasyonunu değerlendirmek ve gerekirse acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç olup olmadığını belirlemek için kullanılır.
APGAR skoru için değerlendirilen beş kriter şunlardır:
- A (Appearance – Görünüm):
- 0 Puan: Tamamen mavimsi veya soluk cilt tonu.
- 1 Puan: Vücudun çoğu mavimsi veya soluk, ancak eller ve ayaklar hafifçe pembe.
- 2 Puan: Tamamen pembe veya normal cilt tonu.
- P (Pulse – Nabız):
- 0 Puan: Kalp atışı yok.
- 1 Puan: Kalp atışı 100’den az.
- 2 Puan: Kalp atışı 100 veya daha fazla.
- G (Grimace Response – Grimas Yanıtı):
- 0 Puan: Hiçbir tepki yok.
- 1 Puan: Hafifçe grimas yapar veya yüzü buruşur.
- 2 Puan: Yüksek sesle ağlar veya hapşırır.
- A (Activity – Aktivite):
- 0 Puan: Tamamen cansız veya hareketsiz.
- 1 Puan: Az bir hareketlilik, çoğunlukla kasılmış veya zayıf kas tonusu.
- 2 Puan: İyi hareketlilik, iyi kas tonusu.
- R (Respiration – Solunum):
- 0 Puan: Hiç solunum yok.
- 1 Puan: Yavaş veya düzensiz solunum.
- 2 Puan: İyi ve düzenli solunum.
Her bir kriter için verilen puanlar toplanır ve toplam APGAR skoru elde edilir. Genellikle 10 üzerinden değerlendirilen bu skor, 7 ve üzeri genellikle sağlıklı bir adaptasyonu gösterir. Ancak, düşük bir APGAR skoru, bebeğin acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyabileceği anlamına gelmez; sadece bebeğin durumunu değerlendirmek için bir araçtır ve diğer klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum ve ilk görev yerim olan Erzurum’un Narman ilçesinde Narman İlçe Devlet Hastanesi’nde doktor olarak göreve başladım. Acil serviste çalışmak, hastalara yardımcı olmak benim için büyük bir anlam taşıyordu; ancak zamanla, bu rutin çalışmanın ötesine geçme isteği beni sardı. Başarılar elde etmek güzel olsa da, daha geniş bir kitleye ulaşma ve sağlık konularında daha fazla kişiye seslenme arzusu beni yönlendirmeye başladı. İşte bu noktada yazmaya başladım.
